Boyun Ağrısı Nedir ve Neden Önemlidir?
Boyun ağrısı, günümüzde hem hastalar hem de genel halk arasında oldukça yaygın bir sağlık sorunudur. Dünya genelinde yapılan araştırmalar, insanların yaklaşık %70’inin yaşamları boyunca en az bir kez boyun ağrısı yaşadığını göstermektedir. Boyun ağrısı, baş ile vücut arasındaki bağlantıyı sağlayan ve oldukça hareketli olan boyun bölgesinde ortaya çıkan ağrı, sertlik, hareket kısıtlılığı ve bazen de kollara yayılan şikayetlerle kendini gösterir. Bu yazıda, boyun ağrısının nedenlerini bilimsel literatür ışığında ele alacak, günlük yaşamdan örneklerle açıklayacak ve farklı çalışma biçimlerinin etkilerini sade bir dille anlatacağız. Ayrıca, boyun ağrısının yaşam kalitesi üzerindeki etkileri, kronikleşme riski ve tedavi gereksinimi hakkında güncel bilgiler sunacağız.
Boyun ağrısı, sadece fiziksel bir rahatsızlık olmakla kalmaz; aynı zamanda iş gücü kaybı, yaşam kalitesinde düşüş, psikolojik stres ve sağlık sistemi üzerinde ciddi ekonomik yükler oluşturur. Özellikle masa başı çalışanlar, öğrenciler, sağlık çalışanları ve dijital cihazları yoğun kullanan bireyler için boyun ağrısı önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir.
Boyun Ağrısının Genel Tanımı ve Epidemiyolojisi
Boyun ağrısı, başın hareketini sağlayan ve omurga ile sinir sisteminin önemli bir parçası olan boyun bölgesinde hissedilen ağrıdır. Ağrı, lokal olarak boyunda sınırlı kalabileceği gibi, omuzlara, sırta ve kollara da yayılabilir. Klinik olarak boyun ağrısı; akut (kısa süreli), subakut (orta süreli) ve kronik (üç aydan uzun süren) olarak sınıflandırılır.
Epidemiyolojik çalışmalar, boyun ağrısının özellikle orta yaş grubunda ve kadınlarda daha sık görüldüğünü ortaya koymaktadır. Türkiye’de ve dünyada yapılan araştırmalara göre, boyun ağrısı prevalansı yılda %20-50 arasında değişmektedir. Özellikle masa başı çalışanlar, bilgisayar ve telefon kullananlar, hemşireler ve sağlık çalışanları gibi meslek gruplarında boyun ağrısı daha yaygındır.
Boyun ağrısı, yaşam kalitesini ve iş gücü verimliliğini olumsuz etkileyen bir kas-iskelet sistemi bozukluğudur. Kronikleşme eğiliminde olan boyun ağrısı, birey düzeyinde yaşam kalitesinde azalmaya; toplum düzeyinde ise sağlık sistemi üzerinde ciddi ekonomik yüklere neden olmaktadır.
Boyun Ağrısının Mekanik Nedenleri
Kas ve Bağ Zedelenmeleri
Boyun ağrısının en sık nedeni, boynu destekleyen kasların ve bağların aşırı gerilmesi veya zorlanmasıdır. Ağır bir şey kaldırmak, ani hareketler, yanlış masa başı çalışması, uzun süre aynı pozisyonda kalmak, yüksek yastıkta uyumak veya kötü seyahat şartları kas spazmına ve ağrıya yol açabilir. Bu tip ağrılar genellikle basit tedavilerle düzelir.
Kötü Duruş ve Postür Bozuklukları
Günlük yaşamda uzun süre öne eğik pozisyonda kalmak, başı öne doğru taşımak ve omuzları düşürmek boyun kaslarında dengesizlik ve aşırı yüklenmeye neden olur. Özellikle bilgisayar ve telefon kullanırken başın öne eğilmesi, boyun omurlarına binen yükü artırır ve kaslarda gerginlik oluşturur. Bu durum, “text neck” veya “cep boyun sendromu” olarak adlandırılan yeni bir hastalık tablosuna yol açmıştır.
Disk Hernisi (Boyun Fıtığı) ve Osteoartrit
Boyun omurları arasındaki disklerin yıpranması, fıtıklaşması veya eklemlerin aşınması (kireçlenme) da mekanik boyun ağrısına neden olabilir. Diskin omurilik veya sinir köklerine baskı yapması, boyun ve kol ağrısı, uyuşma, güç kaybı gibi nörolojik bulgulara yol açabilir. Osteoartrit ise eklemlerin yıpranmasıyla ortaya çıkar ve hareket kısıtlılığı, tutukluk ve ağrıya neden olur.
Masa Başı Çalışma ve Ergonomi
Masa başı çalışanlarda, uzun süre oturmak, ekranın göz hizasında olmaması, uygun olmayan sandalye ve masa kullanımı boyun ağrısının başlıca nedenlerindendir. Ergonomik olmayan çalışma ortamı, kasların sürekli gergin kalmasına ve zamanla ağrıya yol açar. Özellikle ekranın çok alçakta veya yüksekte olması, başın öne veya arkaya eğilmesine neden olarak boyun kaslarını zorlar.
Nörolojik ve Sistemik Nedenler
Boyun ağrısı bazen sinir sistemiyle ilgili daha ciddi hastalıklardan kaynaklanabilir. Bunlar arasında servikal radikülopati (sinir kökü sıkışması), servikal miyelopati (omurilik basısı), vertebrobaziler yetmezlik (beyin damarlarının beslenme bozukluğu), romatizmal hastalıklar ve enfeksiyonlar sayılabilir.
Servikal Radikülopati
Sinir köklerinin disk fıtığı, kemik çıkıntısı veya travma nedeniyle sıkışması sonucu boyun ağrısı, kollarda uyuşma, karıncalanma ve güç kaybı görülebilir. Ağrı genellikle boyundan omuza ve kola doğru yayılır.
Servikal Miyelopati
Omuriliğin daralması veya bası altında kalması sonucu ellerde ve bacaklarda güçsüzlük, denge bozukluğu, idrar ve dışkı kontrolünde sorunlar ortaya çıkabilir. Bu durum acil müdahale gerektiren ciddi bir tablodur.
Romatizmal ve Sistemik Hastalıklar
Romatoid artrit, ankilozan spondilit gibi romatizmal hastalıklar boyun eklemlerinde kalıcı kısıtlılık ve ağrıya neden olabilir. Enfeksiyonlar (tüberküloz, bruselloz), tümörler ve bazı sistemik hastalıklar da boyun ağrısının nadir nedenleri arasındadır.
Akut Travma ve Whiplash Sendromu
Boyun bölgesine ani ve şiddetli bir kuvvet uygulanması (örneğin trafik kazası, düşme, spor yaralanması) akut travmaya ve whiplash sendromuna yol açabilir. Whiplash, özellikle araç arkadan çarptığında başın ani olarak arkaya ve sonra öne savrulmasıyla oluşur. Bu hareket, boyun kaslarında, bağlarında ve eklemlerinde zedelenmeye neden olur. Whiplash sonrası boyun ağrısı, baş ağrısı, hareket kısıtlılığı, kas spazmı ve bazen nörolojik bulgular görülebilir. Travma sonrası boyun ağrısı, uzun süreli ve kronikleşme eğilimindedir.
Teknoloji Kullanımı ve 'Text Neck' (Cep Boyun Sendromu)
Son yıllarda akıllı telefon, tablet ve bilgisayar kullanımının artmasıyla birlikte boyun ağrısı şikayetlerinde belirgin bir artış gözlenmektedir. Özellikle başın öne eğik pozisyonda uzun süre kalması, boyun omurlarına ve kaslarına aşırı yük bindirir. “Text neck” veya “cep boyun sendromu” olarak adlandırılan bu tablo, gençler ve çocuklar dahil her yaş grubunda görülmektedir.
Biomekanik Etkiler
Başın ağırlığı ortalama 5 kg’dır. Nötr pozisyonda boyun kaslarına 5 kg’lık bir yük binerken, başı 15° öne eğmekle bu yük 12 kg’a, 30°’de 18 kg’a, 45°’de 22 kg’a ve 60°’de 27 kg’a kadar çıkar. Uzun süreli yanlış pozisyon, kaslarda dengesizlik, kas kısalması ve zayıflığı, eklem ve disklerde yıpranma, omurga eğriliğinde bozulma ve ağrıya yol açar.
Klinik Bulgular
Cep boyun sendromunda en sık görülen şikayetler; boyun ağrısı, baş ağrısı, kas spazmı, kollarda uyuşma, karıncalanma, sırt ağrısı, kamburluk, uyku kalitesinde bozulma ve omuzlarda baskı hissidir.
Günlük Yaşamdan Örnekler
• Telefonu aşağıda tutmak: Telefonu göğüs hizasında tutmak başı öne eğmeye zorlar ve boyun kaslarını aşırı yükler.
• Uzun süre ekran başında kalmak: Bilgisayar veya tablet kullanırken ekranın göz hizasında olmaması, başın öne eğilmesine ve kasların yorulmasına neden olur.
• Sık mola vermemek: Uzun süre hareketsiz kalmak kaslarda gerginlik ve ağrıya yol açar.
• Yanlış okuma alışkanlıkları: Kitap veya ekranı aşağıda tutmak, boyun kaslarını zorlar.
Önleme ve Ergonomi
• Telefonu ve ekranı göz hizasında tutmak.
• Sık sık pozisyon değiştirmek ve mola vermek.
• Dik oturmak ve omuzları gevşek bırakmak.
• Okuma sırasında metin boyutunu artırmak, gözleri kısarak kasları zorlamamak.
• Ergonomik sandalye ve masa kullanmak.
Uyku Pozisyonları ve Yatak/Başlık Etkisi
Uyku sırasında boyun ve başın doğru pozisyonda desteklenmemesi, sabah boyun ağrısı ve tutukluk ile sonuçlanabilir. Yüksek veya çok alçak yastık kullanmak, boyun omurlarının doğal eğriliğini bozarak kaslarda gerginlik ve ağrıya yol açar. Özellikle yan yatış pozisyonunda omuz genişliğine uygun yastık seçimi ve boyun desteği önemlidir.
Bilimsel Bulgular
Yapılan çalışmalara göre, yastık yüksekliği ve şekli kişiye özel olmalı, boyun omurgasının doğal eğriliğini koruyacak şekilde seçilmelidir. Yan yatışta omuz genişliğine uygun, boyun desteği olan yastıklar kaslarda rahatlama ve uyku kalitesinde artış sağlar. Uygun olmayan yastıklar ise baş ağrısı, boyun ağrısı ve uyku bozukluklarına neden olabilir.
Günlük Yaşamdan Öneriler
• Yastık yüksekliği omuz genişliğine uygun olmalı.
• Boyun desteği olan yastıklar tercih edilmeli.
• Çok yumuşak veya çok sert yataklardan kaçınılmalı.
• Uyku sırasında baş ve boyun nötr pozisyonda olmalı.
Stres, Psikososyal Faktörler ve Boyun Ağrısı
Boyun ağrısının sadece fiziksel nedenleri yoktur; psikososyal faktörler de önemli rol oynar. Stres, depresyon, kaygı, iş memnuniyetsizliği, sosyal izolasyon ve düşük yaşam kalitesi boyun ağrısının ortaya çıkmasını ve kronikleşmesini kolaylaştırır.
Bilimsel Bulgular
• Stres anında vücut kortizol salgılar ve kaslar kasılır. Bu gerginlik özellikle boyun ve sırt bölgesinde yoğunlaşır.
• Depresyon, anksiyete ve yalnızlık boyun ağrısı riskini artırır. Özellikle kadınlarda psikolojik stres ve düşük sosyal destek boyun ağrısının şiddetini artırır.
• Kötü uyku kalitesi, yetersiz fiziksel aktivite ve iş stresi boyun ağrısının kronikleşmesine neden olabilir.
Günlük Yaşamdan Örnekler
• Yoğun iş temposu ve stresli çalışma ortamı.
• Uzun süre hareketsiz kalmak ve mola vermemek.
• Sosyal izolasyon ve yalnızlık hissi.
• Duygusal dalgalanmalar ve ruhsal gerginlik.
Önleme ve Yönetim
• Stres yönetimi teknikleri (nefes egzersizleri, meditasyon, gevşeme).
• Düzenli fiziksel aktivite.
• Sosyal destek ve iletişim.
• Uyku düzeninin sağlanması.
Farklı Çalışma Biçimlerinin Boyun Ağrısına Etkileri
Masa Başı İşler
Masa başı çalışanlar, uzun süre oturmak, ekran başında kalmak ve ergonomik olmayan çalışma koşulları nedeniyle boyun ağrısına daha yatkındır. Özellikle bilgisayar ekranının göz hizasında olmaması, sandalye ve masa yüksekliğinin uygun olmaması, klavye ve mouse’un yanlış konumlandırılması boyun kaslarında gerginlik ve ağrıya yol açar.
Bilimsel Bulgular
• Ofis çalışanlarında boyun ağrısı prevalansı %30-60 arasında değişmektedir.
• Uzun süreli oturma ve ekran başında kalma, kaslarda gerginlik ve dolaşım bozukluğuna neden olur.
• Ergonomik düzenlemeler ve sık mola vermek ağrı riskini azaltır.
Günlük Yaşamdan Senaryo
Bir ofis çalışanı, gün boyunca bilgisayar başında otururken başı öne eğik ve omuzları düşük pozisyonda kalır. Akşam eve döndüğünde boyun ve sırtında ağrı, kaslarda sertlik ve baş ağrısı hisseder. Ergonomik düzenlemeler ve egzersizlerle bu şikayetler azaltılabilir.
Ayakta Çalışma ve Fiziksel İşler
Ayakta çalışanlar (hemşireler, öğretmenler, fabrika işçileri), uzun süre aynı pozisyonda kalmak, ağır kaldırmak ve tekrarlayan hareketler nedeniyle boyun ağrısı yaşayabilir. Özellikle ağır yük kaldırmak, hastaları taşımak veya uzun süre başı sabit tutmak kaslarda aşırı yüklenmeye neden olur.
Bilimsel Bulgular
• Hemşirelerde ve sağlık çalışanlarında boyun ağrısı prevalansı %60’ın üzerindedir.
• Ağır kaldırma, uygun olmayan postür ve stres boyun ağrısını tetikler.
• Ergonomik eğitim ve düzenli egzersiz ağrı riskini azaltır.
Günlük Yaşamdan Senaryo
Bir hemşire, hastaları yataktan kaldırırken veya uzun süre ayakta çalışırken boyun ve sırtında ağrı hisseder. Ergonomik çalışma teknikleri ve düzenli egzersizlerle bu şikayetler azaltılabilir.
Boyun Ağrısının Klinik Değerlendirmesi ve Görüntüleme
Boyun ağrısının değerlendirilmesinde öncelikle ayrıntılı hasta öyküsü ve fizik muayene yapılır. Ağrının süresi, şiddeti, yayılımı, eşlik eden nörolojik bulgular (uyuşma, güç kaybı, denge bozukluğu) sorgulanır.
Kırmızı Bayraklar (Ciddi Hastalık Belirtileri)
Aşağıdaki bulgular varsa acil tıbbi değerlendirme gereklidir:
• Şiddetli ve giderek artan ağrı
• Gece ağrısı ve uykudan uyandırma
• Ateş, kilo kaybı, halsizlik
• Kollarda veya bacaklarda güçsüzlük, uyuşma
• İdrar veya dışkı kontrolünde bozulma
• Geçirilmiş travma veya kanser öyküsü
Görüntüleme Yöntemleri
• Radyografi (X-ray): Kemik yapılar ve omurga dizilimi değerlendirilir.
• Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR): Diskler, sinir kökleri ve omurilik detaylı olarak incelenir.
• Bilgisayarlı Tomografi (BT): Kemik kırıkları ve detaylı yapılar için kullanılır.
• Elektromiyografi (EMG): Sinir ve kas fonksiyonları değerlendirilir.
Kronikleşme Riski ve Prognostik Faktörler
Boyun ağrısı çoğu zaman birkaç gün veya hafta içinde iyileşir. Ancak bazı durumlarda ağrı üç aydan uzun sürerek kronikleşebilir. Kronikleşme riski, aşağıdaki faktörlerle artar:
• Uzun süreli hareketsizlik ve kötü postür
• Yetersiz tedavi ve egzersiz eksikliği
• Yüksek stres ve psikososyal sorunlar
• Kötü uyku kalitesi ve düşük fiziksel aktivite
• Önceki boyun ağrısı öyküsü ve tekrarlayan ataklar
Kronik boyun ağrısı, yaşam kalitesinde belirgin düşüş, iş gücü kaybı, psikolojik sorunlar ve sağlık sistemi üzerinde ekonomik yük oluşturur.
Yaşam Kalitesi ve İş Gücü Üzerindeki Etkiler
Boyun ağrısı, günlük yaşam aktivitelerini, iş performansını, sosyal ilişkileri ve psikolojik sağlığı olumsuz etkiler. Kronik ağrı, depresyon, anksiyete, uyku bozuklukları ve sosyal izolasyon riskini artırır.
Bilimsel Bulgular
• Boyun ağrısı olan bireylerde iş gücü kaybı ve verimlilikte azalma sık görülür.
• Kronik ağrı, yaşam kalitesinde düşüş, sosyal aktivitelerde azalma ve psikolojik sorunlara yol açar.
• Özellikle kadınlarda ve yaşlılarda boyun ağrısı daha fazla yaşam kalitesi kaybına neden olur.
Tedavi Yaklaşımları: Konservatif Tedavi ve Egzersiz
Boyun ağrısının tedavisinde öncelikle konservatif (ameliyatsız) yöntemler tercih edilir. Bunlar arasında ilaç tedavisi, fizik tedavi, egzersiz, sıcak-soğuk uygulamalar ve yaşam tarzı değişiklikleri yer alır.
İlaç Tedavisi
• Ağrı kesiciler (parasetamol, ibuprofen)
• Kas gevşeticiler (özellikle akut dönemde)
• Antiromatizmal ilaçlar (romatizmal hastalıklarda)
• Kortikosteroid enjeksiyonları (nadir ve seçilmiş vakalarda)
Fizik Tedavi ve Egzersiz
• Boyun kaslarını güçlendiren ve esneten egzersizler
• Motor kontrol, denge, proprioseptif ve germe egzersizleri
• Yoga, pilates, tai chi gibi bütüncül egzersizler
• Manuel terapi, masaj, sıcak-soğuk uygulamalar
• TENS ve EMS gibi elektriksel uyarı cihazları (ofis çalışanları için pratik bir seçenek)
Egzersizlerin Etkinliği
Meta-analizler ve sistematik derlemeler, motor kontrol, yoga/pilates/tai chi/qigong ve güçlendirme egzersizlerinin ağrı ve fonksiyon üzerinde anlamlı iyileşme sağladığını göstermektedir. Herhangi bir egzersiz türü diğerinden üstün değildir; kişiye uygun egzersiz seçimi önemlidir.
Cerrahi ve İnvaziv Yöntemler
Cerrahi tedavi, omurilik veya sinir köküne ciddi bası, tümör, kırık veya tedaviye dirençli vakalarda uygulanır. Cerrahi sonrası fizik tedavi ve rehabilitasyon önemlidir.
Önleme, Ergonomi ve Günlük Yaşam Önerileri
Boyun ağrısından korunmak için ergonomik düzenlemeler, doğru postür, düzenli egzersiz ve stres yönetimi önemlidir.
Ergonomik İpuçları
• Ekran ve telefon göz hizasında olmalı.
• Sandalye ve masa yüksekliği kişiye uygun olmalı.
• Klavye ve mouse kolay ulaşılabilir olmalı.
• Sık sık pozisyon değiştirmek ve mola vermek.
• Otururken sırt düz ve omuzlar gevşek olmalı.
• Yastık ve yatak seçimi kişiye özel olmalı.
Günlük Yaşamdan Öneriler
• Ağır cisimleri kaldırmaktan kaçının.
• Yükleri iki elinize eşit olarak bölün.
• Baş seviyesinin yukarısına yük kaldırmayın.
• Telefonu boyun-omuz arasına sıkıştırmayın.
• Otururken sırtınızı düz tutun ve yaslanın.
• Yatak dışında boynunuz düşercesine uyuya kalmayın.
• Aşırı yüksek yastık kullanmayın.
• Çalışma şartlarınızı ve koşullarınızı iyi düzenleyin.
• 30 dakikada bir pozisyon değiştirin.
Egzersiz Önerileri
• Boyun esnetme ve güçlendirme hareketleri (baş sağa-sola eğme, çene göğse ve yukarı hareketi, omuz silkme, dirençli baş hareketleri)
• Düzenli yürüyüş, yüzme, bisiklet gibi hafif sporlar
• Yoga, pilates, tai chi gibi bütüncül egzersizler
• Ofiste kısa molalar ve germe hareketleri
Örnek Vakalar ve Günlük Yaşamdan Senaryolar
Senaryo 1: Ofis Çalışanı
Ayşe Hanım, bir bankada masa başı çalışıyor. Gün boyunca bilgisayar ekranı göz hizasında değil, başı öne eğik pozisyonda çalışıyor. Akşam eve döndüğünde boynunda ağrı, omuzlarında sertlik ve baş ağrısı hissediyor. Ergonomik düzenlemeler ve düzenli egzersizlerle şikayetlerinde belirgin azalma sağlıyor.
Senaryo 2: Hemşire
Mehmet Bey, bir hastanede hemşire olarak çalışıyor. Hastaları yataktan kaldırırken ve uzun süre ayakta çalışırken boynunda ve sırtında ağrı hissediyor. Ergonomik çalışma teknikleri ve düzenli egzersizlerle ağrısı azalıyor.
Senaryo 3: Öğrenci
Zeynep, üniversite öğrencisi. Gün boyunca telefon ve bilgisayar kullanıyor, başı sürekli öne eğik pozisyonda. Boynunda ağrı, baş ağrısı ve uyku kalitesinde bozulma yaşıyor. Telefonu göz hizasında tutmak, sık mola vermek ve egzersiz yapmak şikayetlerini azaltıyor.
Boyun Ağrısının Sonuçları ve Tedavi Gereksinimi
Boyun ağrısı, kısa süreli ve hafif olduğunda genellikle kendiliğinden düzelir. Ancak kronikleştiğinde yaşam kalitesinde belirgin düşüş, iş gücü kaybı, psikolojik sorunlar ve sağlık sistemi üzerinde ekonomik yük oluşturur.
Kronikleşme Riski
• Uzun süreli hareketsizlik ve kötü postür
• Yetersiz tedavi ve egzersiz eksikliği
• Yüksek stres ve psikososyal sorunlar
• Kötü uyku kalitesi ve düşük fiziksel aktivite
• Önceki boyun ağrısı öyküsü ve tekrarlayan ataklar
Tedavi Gereksinimi
• Akut ve hafif ağrılar için konservatif tedavi ve egzersizler yeterlidir.
• Kronik ve şiddetli ağrılarda multidisipliner yaklaşım (fizik tedavi, psikososyal destek, ilaç tedavisi, cerrahi seçenekler) gerekebilir.
• Tedaviye erken başlamak, kronikleşme ve iş gücü kaybını önler.
Sonuç ve Hasta Bilgilendirme
Boyun ağrısı, modern yaşamın ve çalışma biçimlerinin bir sonucu olarak giderek daha yaygın hale gelmektedir. Mekanik nedenler (kas zorlanması, kötü postür, disk ve eklem sorunları), nörolojik ve sistemik hastalıklar, akut travma, teknoloji kullanımı, uyku pozisyonları, stres ve psikososyal faktörler boyun ağrısının başlıca nedenleridir. Masa başı işler, ayakta çalışma ve fiziksel iş yükü boyun ağrısı riskini artırır.
Boyun ağrısından korunmak için ergonomik düzenlemeler, doğru postür, düzenli egzersiz, stres yönetimi ve uyku hijyeni önemlidir. Akut ağrılar genellikle kendiliğinden düzelirken, kronikleşen ağrılarda multidisipliner tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleri gereklidir. Boyun ağrısı yaşam kalitesini, iş gücünü ve psikolojik sağlığı olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, erken önlem almak ve uygun tedaviye başlamak uzun vadede daha sağlıklı ve konforlu bir yaşam sağlar.
Unutmayın: Boyun ağrısı şikayetiniz varsa, öncelikle yaşam tarzınızı gözden geçirin, ergonomik düzenlemeler yapın, düzenli egzersiz ve stres yönetimi uygulayın. Şikayetleriniz uzun sürerse veya nörolojik bulgular (güç kaybı, uyuşma, denge bozukluğu) ortaya çıkarsa mutlaka bir sağlık profesyoneline başvurun.
Kaynaklar: Bu yazı, güncel Türkçe ve uluslararası literatür, klinik kılavuzlar, meta-analizler ve hasta bilgilendirme materyalleri temel alınarak hazırlanmıştır. Detaylı referanslar metin içinde ilgili bölümlerde belirtilmiştir.